KİTAP ADI :YÜZYILIN FIRTINASI KİTAP YAZARI :STEPHEN KING KİTAP SAYFASI : 509 YAYINEVİ :İNKILAP
YORUM :
Ben
kitabı pek beğenmedim. Senaryo gibi yazılmış, roman değildi. Tiyatro
senaryosu okur gibi okuyorsunuz. Bu da odaklanma da zorluk ve dikkat
dağınıklığına sebep oluyor. Konu itibariyle evet güzeldi, ama roman
tarzında yazılmış olsaydı iyi olabilirdi. Bu anlatım bana göre değildi.
Konusu; Ada defalarca fırtınaya maruz kalmıştır, ama bu seferki fırtına hiçbirine benzemez. Yaşlı bir kadının ölümüyle adaya felaket çökmeye başlar. Ligone adında, kurt başlığı olan bastonlu bir adam gelir adaya ve kabus başlar. "Bana istediğimi verin, giderim!" Bütün ada halkı, adamın ne istediğini öğrendiğinde kaçınılmaz son gelmiştir.
1992 yapımı filmi bana daha güzel geldi ama fazlasıyla uzundu. Filmi
izlemek isteyenler en az 2,5-3 saatini ayırmalı derim. Filmi gerçekten
beğendim.
Osmanlı
ile başlayıp Venedik ile devam eden bir yolculuk. Pek beğendiğimi
söyleyemem. Başları çok güzel başladı, ama sonra rutine döndü hatta
sonlara doğru bitsin artık diye dua ettim. Bazı yerlerinde ne anlatmak
istendiğini anlamaya çalışırken koptum. Yazar konuyu kısa tutarak
anlatmak istediğini çok güzel anlatabilirdi. Ama olayı o kadar evirip
çevirmiş ve hatta bazı yerlerinde o kadar saçmalamış ki, belki bişeyi kaçırıyorum diye okumak zorunda kaldım. .
Konusu; Osmanlı döneminde Feyra haremde şifacıdır. Nur Banu ölüm
döşeğindeyken Feyra'ya birşey söyler ve yüzük verir. Bunun üzerine Feyra
Venedik'e doğru yola çıkar. . Ben ki Osmanlı dönemiyle ilgili kitapları okumayı çok severim, ama bunu beğenmedim.
KİTAP ADI:KURAK KİTAP YAZARI :JANE HARPER KİTAP SAYFASI :360 YAYINEVİ : İTHAKİ YORUM: Aksiyon az, durağan ilerleyen ve bir o kadar da kendini okutan bir
kitaptı. Sonunu merak ederek ilerledim. Suçluyu kolaylıkla tahmin
edemiyorsunuz. Güzel kurgulu polisiye kitap okumak isteyene tavsiyemdir.
Konusu gerçekten çok iyi, ama dediğim gibi biraz durgun ilerliyor. Yine
de okuyun derim. . Konusu; Dedektif Falk, gençken terkettiği kasabasına arkadaşının ölümünü öğrendikten sonra geri döner.
Arkadaşı Luke, karısı ve oğlunu öldürdükten sonra kendini öldürmüştür.
Bunun bir intihar olduğuna inanmayan Falk, olayı araştırmaya başlar ve
sırlar ortaya çıkamaya başlar.
Charlotte,
balayı tatili olarak bir gemi seyahatini tercih etmiştir. Erik'i ne
kadar da deniz tutuyor olsa da karısı için bu yolculuğu kabul eder.
Gray ise, eşini yeni kaybetmiştir ve o da aynı gemi ile yolculuğa çıkar.
Ne olduysa karaya çıkma günü geldiği zaman, Charlotte tur ile Bermuda Şeytan Üçgeni'ni gezmek ister...
Konu itibariyle diğer kitaplarına uzak bir konusu var diyebilirim. İstanbul'u
ufak bir yerinde konu alması hoşuma gitti. Tek okurken karışıklık
yaratan yerler tarihlerdi. Çok fazla tarih vardı. 2037'den 2007'ye,
2004'ten 1918'e atlıyor. Ama diğer yönden hikaye olarak güzeldi
diyebilirim.Yani güzel bir aşk kitabı okumak isterseniz ve klasik Sarah
Jio tarzı beklemezseniz tavsiye ediyorum. Puanım: 10 / 8
Julia,
keman çalan bir müzisyendir. Bir gün eskici dükkanında antika bir kitap
bulur. Bu kitabın içinde notalar olan bir sayfa onu büyüsü altına alır.
Bu kitap onun olmalıdır. Eve gelip o notaları çalmaya başladığında, üç
yaşındaki kızı değişmeye başlar ve annesine zarar verir. Lorenzo, Venedik Savaşı öncesi doğmuş ve keman çalma konusunda profesyonel kabiliyeti olan bir çocuktur. Julia, Lorenzo'nun ismini öğrendikten sonra bu notaların sırrını da çözmesi gerektiğini anlar...
Yorumuma gelecek olursak; elimden bırakamadan okudum diyebilirim.
Venedik'te 1943-1944 yıllarında tutuklanıp sürülen yaklaşık 250
Yahudi'nin yürek burkan hikayesi işleniyor. Campo Ghetto Nuovo
meydanında duvarlarda asılı olan plaketler bu yaşananların kanıtıymış.
Bazı yerlerini tüylerim diken diken olarak okudum. Acı bir aşk
hikayesinden ziyade, o notaların gizemini de merak ederek
ilerliyorsunuz. Ben çok beğenerek okudum ve mutlaka tavsiye ediyorum. Puanım: 10 / 8
KİTAP ADI: Esnaf Lokantası KİTAP YAZARI: Murat Şahin KİTAP SAYFASI: 128 YAYINEVİ: Minval Yayınları YORUMUM; Güzel
bir alıntı yapmak istiyorum bu kitaptan..."Ne hissediyorsan onu yap,aynı duyguları
bir daha hissedemeyenilirsin..."
Kitap, küçük küçük öykülerden oluşuyor.Her bir öyküde aslında bizlerden
birinin hikayelerinden bahsediyor yazar.Hepsini okurken ayrı ayrı keyif
aldım.Kaptan olsun,Bir Çift Terlik öyle,Esnaf Lokantası ayrı bir
hüzünlü...Sayfaları çevirdikçe eski zamanlara,çocukluğuma döndüm resmen.Her sayfada buram buram 80'li,90'lı yılları yaşadım.
Öykülerde VHS videolardan tutun,yazlık sinemalarda yaşanan
sözler(mesela,kopan film de "makinist uyumaa" sözü gibi),bakkallarda
satılan leblebi tozlarına varana kadar bütün çocukluğumu buldum bu
öykülerde.
Kısacası,geçmişi özleyen herkese ve o zamanları bilmeyen herkese mutlaka tavsiye ediyorum çünkü ben bayıldım.
KİTAP ADI: Tersyüz KİTAP YAZARI: Amy Harmon KİTAP SAYFASI: 376 YAYINEVİ: Yabancı Yayınları YORUMUM; Fernie ve Ambrose...
Fernie,kendini hiç beğenmeyen ve gerçekten diğer kızlara göre çirkin
olan bir kız.En iyi anlaştığı kişi de kuzeni olan,aynı yaştaki
Bailey'dir.Kas hastalığına sahip olduğu için yaşı ilerledikçe tekerlekli
sandalyeye mahkum kalır Bailey.
Ambrose ise,hem okulun güreşçisi hem de okulun en yakışıklısıdır.Fernie için en büyük aşk'tır. Eylül 2001'de İkiz Kulelerin vurulmasıyla Ambrose bir karar alır ve 5 arkadaş Irak'a savaşa giderler.
Hem hüzünlü,hem duygusal bir hikayeydi.Neden bilmiyorum ama çok ağır
ilerledi bende bu kitap.Konusu itibariyle çok iyiydi.Tavsiye ediyorum.